Hak’tan Koparan Sevgi

İşte o zaman…uzaklaşırlar…” bu ifade “keşke…azabı gördükleri zaman…” ifadesinden bedeldir. Yani, azabı gördükleri zaman, uyulanların hızla uzaklaştıkları zamandır. Çünkü aralarındaki sevgi nedeniyle o zaman birbirlerinden ayrılmama durumundadırlar. Her biri ötekisiyle azap görmektedir ve her biri ötekini kemalinden ve lezzetinden perdelemektedir.son cümle her biri ötekisiyle azap görmektedir ve her biri ötekini kemalinden ve lezzetinden perdelemektedir. ne demek tam açıklayalım

Bu cümle gerçekten derin bir tasavvuf diliyle kurulmuş; düz bir “ayrılık” anlatımı değil, bağlanmanın bizzat azaba dönüşmesini anlatıyor. Yavaş ve katman katman açalım.

Önce cümleyi sadeleştirelim:

“Her biri ötekisiyle azap görmektedir ve her biri ötekini kemalinden ve lezzetinden perdelemektedir.”

Burada iki ana fikir var:

  1. Azap, birlikte yaşanıyor
  2. Bu birlik, kemali ve lezzeti perdeleyen bir şeye dönüşüyor

Şimdi asıl manaya gelelim.


1) “Her biri ötekisiyle azap görmektedir” ne demek?

Bu ifade şunu söylüyor:
Azap dışarıdan gelen bir ceza değil,
birbirine bağlı olmanın sonucu olarak yaşanan bir haldir.

Yani:

  • Tâbi olan, tâbi olduğu kişiyle
  • Tâbi olunan, kendisine bağlananlarla

aynı bağ üzerinden azap çekmektedir.

Çünkü bu bağ:

  • Allah’a yönelmeyen
  • Hakikatle değil, birbirleriyle tamamlanmaya çalışan bir bağdır.

Tasavvufta bu çok net bir ilkeye dayanır:
Hak’tan başkasına bağlanarak kemal arayan, bağlandığı şeyle azap çeker.

Burada azap:

  • Ateşten önce
  • Mahkûmiyetten önce
  • Bağımlılığın kendisidir.

2) “Her biri ötekini kemalinden perdelemektedir” ne demek?

Kemal:
İnsanın hakiki olgunluğu, yani Allah’a yönelmiş tamlık hâli.

Bu cümle diyor ki:

  • Bu iki taraf birbirine o kadar bağlanmıştır ki
  • Artık biri, diğerinin Allah’a yönelmesini engelleyen bir perde olmuştur.

Yani:

  • Tâbi olan, “onsuz olamam” diyerek
  • Tâbi olunan da “benimle tamamsın” vehmiyle

birbirlerini Hak’tan alıkoyarlar.

Burada çok ince bir nokta var:

Sevgi gibi görünen şey, hakikatte perdeye dönüşmüş bir bağdır.

Tasavvuf dilinde bu,
muhabbetin şirkleşmesidir.


3) “Lezzetinden perdelemektedir” ne demek?

Bu daha da derin.

Lezzet burada:

  • Maddi haz değil
  • Hak ile olan zevk, yani manevi tatmin.

Şimdi cümle şunu söylüyor:

  • Bu kişiler, birbirleriyle o kadar meşguldür ki
  • Ne hakiki kemali tadabilirler
  • Ne de Allah’a yönelişin lezzetini alabilirler

Çünkü:

  • Kalp doludur
  • Ama yanlış şeyle doludur

Tasavvufta meşhur bir ölçü vardır:

Kalp bir şeyi sevdiği ölçüde, başka bir şeye kapanır.

Burada kalp:

  • Allah’a açılacağı yerde
  • Bir insana, bir makama, bir güce kapanmıştır

İşte azap tam burada başlar.


4) Neden “azabı gördükleri zaman ayrılırlar”?

Çünkü:

  • Bu dünyada bağ zannedilen şey
  • Orada yük olarak görünür

O ana kadar:

  • “Birlik” zannedilen şey
  • “Birbirini taşıyamama” hâline dönüşür

Ve hakikat açığa çıkar:

Birbirini Allah’a götürmeyen bağ,
ahirette birbirine azap olur.

Bu yüzden:

  • Uyanlar, uyulanlardan kaçar
  • Uyulanlar, uyanları reddeder

Çünkü artık:

  • Sevgi yok
  • Sadece hesap vardır

KISA ÖZET

Bu cümle şunu anlatır:

Birbirine Hak yerine bağlananlar,
ahirette bu bağın azap olduğunu idrak ederler.

Birlikleri:

  • Kemal getirmemiştir
  • Lezzet vermemiştir
  • Sadece perde olmuştur

Ve işte o zaman:

Birbirleriyle azap çektiklerini görürler
ve birbirlerinden hızla uzaklaşırlar.

Bu metin, çok net bir tasavvuf uyarısıdır:
“Seni Allah’tan alıkoyan her bağ, sevgi bile olsa azaptır.”

Share this content:

Bir yanıt verin