“Beklentili insan” burada şu demek:
Bir ilişkiye, dostluğa veya yakınlığa samimiyet için değil, karşılık almak için giren insan.
Yani seni sen olduğun için değil; senden bir şey beklediği için yanında duran kişi.
Beklentili insanın özelliği
Böyle kişi genelde şunları bekler:
| Beklentisi | Ne yapar? |
|---|
| Maddi çıkar | Sürekli para, yardım, iş, bağlantı ister |
| İlgi | Hep aranmak, sorulmak, önemsenmek ister |
| Onay | Her dediğinin kabul edilmesini bekler |
| Fedakârlık | Senin sürekli alttan almanı ister |
| Menfaat | İşi düşünce yakın olur, işi bitince uzaklaşır |
Daha sade anlamı
Beklentili insan, sana karşı içten değil; hesabı olan insandır.
Mesela:
“Ben onunla iyi geçineyim, ileride bana faydası olur.”
veya
“Ben ona yakın durayım, benden yana olsun.”
diye düşünen kişidir.
Neden huzuru bozar?
Çünkü beklentili insanın sevgisi çoğu zaman şartlıdır.
Yani:
“Benim istediğimi yaparsan iyisin.”
“Beni kırmazsan değerlisin.”
“Bana faydan varsa varsın.”
Böyle bir ilişki insanı yorar. Çünkü sürekli kendini açıklamak, gönül almak, idare etmek zorunda kalırsın.
Tasavvufî açıdan
Tasavvufta bu biraz nefsin alışverişi gibidir.
Gerçek muhabbet Allah rızası içindir.
Ama beklentili insanın muhabbetinde çoğu zaman gizli bir “ben” vardır:
“Ben ne kazanacağım?”
“Benim işim görülecek mi?”
“Benim değerim bilinecek mi?”
Bu yüzden böyle ilişkilerde huzur azalır, hesap çoğalır.
Cümledeki anlamı
Metindeki:
“Beklentili insanlardan uzak durun”
şu manaya gelir:
Sizden sürekli bir şey uman, verdiğiniz kadar seven, menfaati bitince tavrı değişen insanlarla mesafenizi koruyun.
Ama burada dikkatli olmak lazım:
Her beklenti kötü değildir. Anne-baba, eş, dost, çocuk elbette sevgi, vefa, saygı bekler. Buradaki kötü olan şey menfaatçi ve hesapçı beklentidir.