Alim birisine sormuşlar: “Hayat nicedir?”
Demiş ki: “Hayat bilmecedir.
Attığın her adım bir hecedir.
Çözene gündüz, çözemeyene gecedir.”
“En zor olan nedir?” diye sormuşlar.
“Sözdür.” demiş. “Anlatması da zordur, anlaması da…”
Tekrar sormuşlar: “İnsanın başına gelecek en güzel nasip nedir?”
Cevap vermiş: “Herkesin bir şeyler anlatmak istediği şu yalan dünyada, seni dinlemek isteyen bir dosta rastlamaktır.”
“Peki bu hayatta nasıl olalım?” diye sormuşlar.
Demiş ki: “Musibet karşısında metanetli,
cehalet karşısında marifetli,
kötülük karşısında hayır sahibi,
kabalık karşısında ise letafetli ol.
Ki Yaradan seni sabrından ötürü sevsin.”
“Evlilikte elli yılı nasıl devirdiniz?” diye sormuşlar.
Âlim cevap vermiş: “O deli olduğu zaman ben veli oldum, ben deli olduğum zaman o veli oldu.”
“Peki arif kişi kimdir?” diye sormuşlar.
Cevap vermiş: “Derdini sade anlatan adam dertlidir.
Güzel anlatan edebiyatçı,
hâliyle anlatan âşık,
tebessümüyle örten ise ariftir.
Tebessüm sadakadır; tebessümden vazgeçmeyin.”
“Bir adam hakkımızda kötü konuşursa ne yapmalıyız?” diye sormuşlar.
Bilge kişi gülümsemiş ve şöyle demiş: “Kendi sayfasıdır; istediği gibi doldurabilir.”
Tekrar sormuşlar: “İnsan bu kadar musibete nasıl sabreder?”
Bilge kişi cevap vermiş: “Unutursun sabredersin;
bu en güzelidir.
Kabul edersin sabredersin;
bu en doğrusudur.
Vazgeçersin sabredersin;
bu en zorudur.
Bir de işini Allah’a havale eder sabredersin;
işte bu en yücesidir.”
“Peki siz huzuru nasıl buldunuz?” diye sormuşlar.
Arif kişi şöyle cevap vermiş: “Rızkımı kimsenin yemeyeceğini anladım, sakinleştim. Allah’ın beni her daim gördüğünü anladım, haya ettim. İşimi kimsenin yapmayacağını anladım, işe koyuldum. İyilikleri çoğalttım, kötülükleri azalttım.”
“Bir şeyi isterken nasıl isteyelim?” diye sormuşlar.
Âlim kişi şöyle demiş: “Bir şey istersen insandan isteme.
Verse minnettir, vermese zillettir.
Sen Allah’tan iste. Verse nimettir, vermese hikmettir.”
Gelin bu güzel sözler hazinesini,
Sevgili Peygamberimizin (sav) en çok sevdiği dualardan biriyle bitirelim:
“Rabbena atina fid-dünya haseneten ve fil âhireti haseneten ve kınâ azâben-nâr.”
Ey Rabbimiz! Bize dünyanın ve ahiretin güzelliklerini,
iyiliklerini, hayırlarını ve nimetlerini ver. Bizi cehennem azabından koru.
Âmin.