Niçin Kıbleye Dönük Namaz kılarız ?

1. İhlas Esaslı Tevhid Ne Demek?

  • Tevhid, Allah’ın birliğini kabul etmek, O’nu her şeyin tek sahibi bilmek demektir.
  • İhlas, bu inancı samimiyetle, hiçbir menfaat, çıkar, gösteriş, alışkanlık ya da kalıntı düşünce karıştırmadan yaşamak demektir.
  • Yani Müslümanlar sadece “Allah birdir” demekle kalmayacak, yönelişlerini de saf bir şekilde sadece Allah’a yapacaklardı.

2. Kıble Değişimi ile Bağlantısı

Başta Müslümanların Kudüs’e yönelmesi, Yahudilerle bir yakınlık gibi görülebiliyordu. Kâbe’ye dönüş ise Müslümanların kendi öz kimliğini ve bağımsız yolunu pekiştirdi. Bu değişim, onlara şunu öğretti:

  • İbadet, alışkanlığa veya başka kavimlerin geleneğine bağlı değil, yalnızca Allah’ın emrine bağlıdır.
  • Allah emrettiği için yöneliyoruz; hangi tarafa olursa olsun, yönelişin özü Allah’a olmalıdır.

3. İdrak Etmeleri Gereken Hakikat

Müslümanlar kıble değişimini kabul ederek şunu idrak edeceklerdi:

  • Allah’ın birliği (tevhid) sadece sözde değil, amelde de yaşanmalıdır.
  • İhlas olmadan, yani yönelişin tek gayesi Allah olmadan, tevhid eksik kalır.
  • Kıble hangi yönde olursa olsun, Müslüman kalbinin kıblesi Allah olmalıdır.

4. Tasavvufî Derinlik

Sûfîler der ki: “Kâbe’ye dönmek şarttır, ama gönlün kıblesi Allah olmadıkça hakiki kıbleye yönelinmiş sayılmaz.”

  • Yani kıble değişimi, aslında Müslümanların kalplerini ihlaslı bir tevhid inancına alıştırmak için ilahî bir terbiyeydi.
  • Tevhid, sadece akılda değil, kalpte ve amelde de tecelli etmeliydi.

Kısacası “Müslümanların ihlas esaslı tevhid inançlarını idrak etmeleri” demek, yalnızca Allah’a yönelmeyi, O’nun emrine tam teslimiyeti ve her türlü gösterişten arınmış saf bir iman pratiğini öğrenmeleri demektir.

Share this content:

Bir yanıt verin