Öfkeyle Can Alacak Olan Bilmez Kendi Canını Aldığını

Öfkeyle can alacak olan, bilmez kendi canını aldığını” sözü tasavvufî bakımdan şu hakikate işaret eder:

İnsan öfkesine yenilip bir başkasına zulmettiğinde, dışarıdan bakınca karşısındakine zarar vermiş görünür. Fakat gerçekte kendi içindeki merhameti, vicdanı, huzuru ve insanlık nurunu öldürmektedir. Yani başkasının canını yakarken, kendi mânevî canını yaralar.

“Can” burada ne demektir?

Tasavvufta “can” yalnızca bedendeki hayat değildir. Aynı zamanda:

  • Kalbin diriliği,
  • Vicdan ve merhamet,
  • Allah’a yakınlık,
  • İnsanın içindeki ilâhî nefha,
  • Hakikati görebilme kabiliyeti

anlamlarına da gelir.

Bu nedenle öfkeyle hareket eden kişi, bir başkasına kötülük yaparken kendi kalbini karartır. Karşısındakini küçültmek isterken kendisi küçülür; onu cezalandırdığını sanırken kendi ruhunu cezalandırır.

Nefis açısından anlamı

Tasavvufta kontrolsüz öfke çoğu zaman nefsin hâkimiyeti olarak görülür. Nefis insana:

“Sen haklısın, karşılık ver, ez, kır, intikamını al.”

der.

İnsan bu sese uyunca dışarıdan güçlü görünse bile, iç dünyasında nefsine mağlup olmuştur. Dolayısıyla “kendi canını almak”, insanın nefsine teslim olup mânevî hayatını söndürmesi anlamına gelir.

Vahdet açısından daha derin anlamı

Tasavvufî anlayışta bütün insanlar Allah’ın yarattığı kullardır. Bir gönlü kırmak, sıradan bir davranış değildir. Çünkü her gönülde Allah’ın yaratışından bir iz vardır.

Bu bakımdan başkasına yapılan zulüm, dönüp yapan kişiyi de yaralar. Çünkü insanlık hakikatinde insanlar birbirinden tamamen kopuk değildir. Bir başkasının canını yakan kişi, aslında içinde taşıdığı insanlık bütünlüğüne zarar verir.

Yunus Emre’nin şu sözü de aynı anlayışı taşır:

“Bir kez gönül yıktın ise, bu kıldığın namaz değil.”

Burada maksat namazı küçümsemek değil; ibadetin insanı merhamete götürmesi gerektiğini anlatmaktır.

Günlük hayattaki karşılığı

Mesela insan öfkeyle ağır bir söz söylediğinde, karşısındakini susturmuş olabilir. Fakat sonra:

  • İç huzurunu kaybeder,
  • Vicdan azabı çeker,
  • Sevgiyi ve güveni zedeler,
  • Kalbinde kin büyütür,
  • Kendi karakterine zarar verir.

Yani karşısındakini “yenmiş” gibi görünürken aslında kendi huzurunu, edebini ve mânevî derecesini kaybetmiştir.

Sözün özeti

Bu söz şunu söylüyor:

Öfkeyle bir başkasını yok etmeye çalışan insan, farkında olmadan önce kendi içindeki merhameti ve insanlığı yok eder.

Tasavvufta asıl yiğitlik başkasını yenmek değil, öfke anında nefsini yenebilmektir. Öfkenin gelmesi insanîdir; fakat öfkenin emrine girmek mânevî bir kayıptır.

Share this content:

Bir yanıt verin