Yaşadıklarımız Yazgı mı, Tercih mi? Kur’an’ın Sessiz Matematiği”

1. KUR’ÂNÎ AYRIM: HAYIR – ŞER – FAYDA – ZARAR

Kur’an’da iki farklı dil vardır:

A) YARATMA (HALK) DİLİ

Allah her şeyi yaratır.

Zarar da buna dâhildir.
Hastalık, afet, ölüm, zehir, ateş… hepsi yaratılmıştır.

Bu açıdan:
Zararlı olan da Allah’tandır.


B) MAKSAT / HİKMET DİLİ

Ama her yaratılan şey, aynı maksadı taşımaz.

Bakara 164’te geçen kelime:
يَنْفَعُ النَّاسَ (insanlara fayda veren)

Bu bir ayıklama yapar.

Ayet şunu demiyor:

“Her şey faydalıdır”

Şunu diyor:

“İnsanlara fayda üzere işletilen düzen, bilinçli bir iradeyi gösterir.”

Yani burada:
maksat konuşuluyor
hikmetli düzen konuşuluyor
tevhid delili kuruluyor


2. ZARARLI OLAN NEDEN VAR?

(İşte kritik nokta)

Zararlı olan üç sebeple vardır:

1) İMTİHAN İÇİN

Ateş yakar.
Zehir öldürür.
Hastalık acıtır.

Ama:
• Ateş olmadan pişirme olmaz
• Zehir bilinmeden ilaç olmaz
• Hastalık olmadan şifa bilinmez

Zarar burada öğreticidir.


2) SINIR GÖSTERMEK İÇİN

Zarar, insana şunu öğretir:

“Her şey sana verilmiş değildir.”

Bu, kul haddini bilsin diyedir.


3) KULLANIMA GÖRE FARKLI SONUÇ DOĞURDUĞU İÇİN

Bu çok önemli:

• Bıçak → yemek de keser, insan da
• Su → hayat verir, boğar da
• Rüzgâr → serinletir, yıkar da

Yani:
Zarar, çoğu zaman özde değil, kullanımda ortaya çıkar.


3. BAKARA 164’TEKİ “FAYDA” NEYİ ANLATIYOR?

Ayet şunu demek istiyor:

“Bak, kâinat sana göre, senin hayatına hizmet edecek şekilde işletiliyor.”

Ama:
• Bu, sınırsız konfor vaadi değildir
• Bu, hikmetli bir düzen vurgusudur

Gemiler örneği çok öğreticidir:

Gemi:
• Fayda için vardır
• Ama yanlış kullanılırsa batar
• Fırtına varsa durur

Yani:
Fayda maksattır, ama garanti değildir.


TASAVVUFÎ DENGE (ÇOK İNCE NOKTA)

Tasavvufta denir ki:

Hayır ve şer Allah’tandır,
ama şer O’nun muradıyla değil,
kulun konumuyla şer olur.

Yani:
• Allah verir
• Ama kul nasıl durduğuna göre yaşar

İbn Arabî diliyle:

“Tecelli hayırdır;
onu karanlıkta alan için şer olur.”


TEK CÜMLELİK NET CEVAP


SON CÜMLE (KİLİT)

İstersen bir sonraki adımda bunu:
– Bakara 164 ile Bakara 216 (şer sandığınız hayır)
– ya da “hayır–şer problemi”nin Kur’ânî çözümü üzerinden daha derin açabilirim.

HAYIR – ŞER MESELESİNİN KUR’ÂNÎ VE TASAVVUFÎ ÇÖZÜMÜ

(BAKARA 164 MERKEZLİ DERİN OKUMA)

Bu mesele üç yanlış önkabulle karışır. Önce onları temizleyelim, sonra hakikati kuralım.


I. EN TEMEL AYRIM

“ALLAH YARATIR” İLE “ALLAH RAZI OLUR” AYNI ŞEY DEĞİLDİR

Kur’an’da iki ayrı dil vardır:

1) HALK DİLİ (YARATMA)

Allah her şeyi yaratır.
Hayır da, şer de, zarar da, fayda da.

Bunda hiçbir tereddüt yok.

Ama…

2) RIZA – HİKMET DİLİ

Allah’ın yaratması, o şeyden razı olduğu anlamına gelmez.

Bu ayrımı yapmazsak:
– ya Allah’ı zulümle itham ederiz
– ya da kötülüğü inkâr ederiz

İkisi de Kur’an’a aykırıdır.


II. “ZARARLI OLANI DA ALLAH VERİR” CÜMLESİ DOĞRU AMA EKSİKTİR

Doğru kısmı:
Evet, Allah yaratır.

Eksik kısmı:
Ama zarar, ilahi maksadın merkezinde değil, sınırlarında durur.

Şimdi bunu Bakara 164 üzerinden okuyalım.


III. BAKARA 164’TE “YENFEU’N-NÂS” NEDEN SEÇİLDİ?

Ayet demiyor ki:
“Her şey insana faydalıdır.”

Diyor ki:

“İnsana fayda verecek şekilde işletilen bir düzen var.”

Bu çok kritik.

Burada konuşulan:
• tek tek nesneler değil
kâinatın genel yönelimi

Yani ayet:

“Kâinat sana düşman değil”
“Ama sana oyuncak da değil”


IV. ZARAR NEREDE ORTAYA ÇIKIYOR?

Kur’an’a göre zarar üç yerde ortaya çıkar:


1) SINIR İHLALİNDE

Zarar çoğu zaman şuradan doğar:

“İzin verileni aşmak”

Örnek:
• Ateş → ısıtır
• Ateşe elini sokmak → yakar

Ateş kötü değildir.
Sınır aşımı zarardır.


2) HİKMETTEN KOPUŞTA

Bakara 164 akla bağlanır:
“li-kavmin ya‘qilûn”

Yani:
Zarar, çoğu zaman akletmemekten doğar.

İnsan:
• sebebi görmez
• sonucu düşünmez
• düzeni hiçe sayar

Sonra “neden zarar oldu?” der.


3) İMTİHAN BOYUTUNDA

Burada Bakara 216 devreye girer:

“Sizin için hayırlı olanı sevmemeniz,
şerli olanı sevmeniz mümkündür.”

Bu ayet şunu söyler:
Zarar bazen olayda değil, hissiyattadır.

Acı veren şey:
• öğretir
• terbiye eder
• yön değiştirir

Ama nefis bunu “şer” diye etiketler.


V. TASAVVUFÎ DERİNLİK

(BURASI ÇOK İNCE)

Tasavvufta denir ki:

Şer, tecellinin kendisi değildir;
tecelliye tutulan aynanın pasıdır.

Yani:

• Tecelli hayırdır
• Ama kalp karanlıksa, hayır bile acı verir

Yağmur örneği:
• Toprak için rahmet
• Sel için felaket

Su değişmedi.
Zemin değişti.


VI. O ZAMAN “ZARAR” NEYİ GÖSTERİR?

Zarar bize şunları gösterir:

  1. Sınırı
  2. Haddimizi
  3. Bilmediğimizi
  4. Kontrol edemediğimizi
  5. Muhtaç olduğumuzu

Bunların hiçbiri anlamsız değildir.


VII. EN NET CÜMLE (ÖZ)

Bakara 164’teki “fayda”:
• bir vaat değil
• bir yönlendirmedir

“Bu kâinat sana karşı değil;
ama sen aklını kullanmazsan,
aynı düzen sana acı verir.”


VIII. TEK CÜMLELİK KİLİT CEVAP

Zarar Allah’tandır ama maksat değildir;
fayda maksatlıdır ama şartsız değildir;
şart ise şudur: ya‘qilûn – akletmek.


HAYIR–ŞER MESELESİ

(SADECE KUR’AN AYETLERİYLE MANTIKSAL İNŞA)


A. AKSİYOMLAR (TARTIŞMASIZ TEMEL ÖNCÜLLER)

AKSİYOM 1

Allah her şeyin yaratıcısıdır.

“Allah her şeyin yaratıcısıdır.” (Zümer 39/62)

Sonuç:
Hayır da, şer de, zarar da, fayda da yaratılmıştır.

Bu noktada “şer Allah’tan değildir” demek Kur’an’a aykırıdır.


AKSİYOM 2

Yaratmak = razı olmak değildir.

“Allah kulları için küfre razı olmaz.” (Zümer 39/7)

Sonuç:
Bir şeyin yaratılmış olması, onun ilahi rızayı temsil ettiği anlamına gelmez.

Bu ayrım yapılmazsa mantık çöker.


AKSİYOM 3

Allah zulmetmez.

“Allah insanlara zerre kadar zulmetmez.” (Nisâ 4/40)

Sonuç:
Ortada bir “şer” varsa, bu zulüm olarak Allah’a nispet edilemez.

Demek ki şer başka bir yerde tanımlanmalıdır.


B. ŞER’İN KONUMU

(NEREDEN DOĞAR?)

AKSİYOM 4

Şer, insan fiiliyle ilişkilidir.


AKSİYOM 5

İnsan sınırlıdır ve her şeyi bilemez.

Sonuç:
İnsan bir şeyi “şer” sanabilir ama bu mutlak hüküm değildir.


C. ALGIDA ŞER

(NEDEN BAZI ŞEYLER ŞER GİBİ GÖRÜNÜR?)

AKSİYOM 6

Algı ile hakikat aynı değildir.

“Hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olabilir.” (Bakara 2/216)

Sonuç:
Şer, bazen olayın kendisinde değil, algısındadır.


AKSİYOM 7

Allah hayrı da şerri de imtihan için verir.

Sonuç:
Şer, bağımsız bir amaç değil; imtihan aracıdır.


D. BAKARA 164 İLE BAĞLANTI

(FAYDA NEDEN ÖNE ÇIKIYOR?)

Bakara 164’te ayet şunu der:

“İnsanlara fayda veren…” (يَنْفَعُ النَّاسَ)

Ama ayet şunu demez:
“Her şey her zaman faydalıdır.”

Demek ki:

• Fayda = kâinatın genel yönelimi
• Zarar = şartlara bağlı sonuç


E. MANTIKSAL SONUÇLAR

(AYETLERDEN ZORUNLU ÇIKAN HÜKÜMLER)

SONUÇ 1

Şer yaratılmıştır, ama maksat değildir.

(39/62 + 21/35 birlikte)


SONUÇ 2

Şer mutlak değil, izafidir.

(2/216 + 17/85 birlikte)


SONUÇ 3

Şer çoğunlukla tercih, ihmal veya sınır ihlalinden doğar.

(42/30)


SONUÇ 4

Allah’ın sisteminde genel yönelim hayırdır, ama akletmeyene zarar üretir.

(Bakara 164 + “li-kavmin ya‘qilûn”)


F. TEK FORMÜLLE ÖZET

(BU KISIM “MATEMATİK” GİBİDİR)

YARATMA (Allah’tan)
+
SINIR (insana bildirilen)
+
TERCİH (kuldan)

SONUÇ (hayır ya da şer gibi yaşanan)


G. KİLİT CÜMLE (SON NOKTA)

Kur’an’a göre şer,
yaratılışın özünde değil;
insanın konumunda, algısında ve tercihinde ortaya çıkan izafî bir sonuçtur.

O hâlde kader–irade meselesini, tıpkı bir matematik problemi gibi, yalnız Kur’an ayetleriyle, tanım–aksiyom–kural–sonuç düzeninde kuralım.
Yorum eklemeyeceğim; her adım ayetle kilitlenecek.


KADER – İRADE MESELESİ

(SADECE KUR’AN AYETLERİYLE, MANTIKSAL İNŞA)


I. TANIMLAR (BAŞTAN NETLEŞTİRME)

TANIM 1 – KADER

Kader: Allah’ın ilmi, ölçüsü ve yaratmasıyla her şeyin belirli bir düzen içinde var olması.

“Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık.” (Kamer 54/49)


TANIM 2 – İRADE (İNSAN İRADESİ)

İrade: İnsanın tercih edebilme ve yönelme yeteneği.

Bu iki tanım baştan ayrılmazsa sistem çöker.


II. AKSİYOMLAR (TARTIŞMASIZ TEMELLER)

AKSİYOM 1

Allah her şeyi bilir.

“Şüphesiz Allah her şeyi bilendir.” (Bakara 2/282)

Sonuç:
Allah için “sonradan öğrenme” yoktur.


AKSİYOM 2

Allah her şeyi yaratır.

“Allah her şeyin yaratıcısıdır.” (Zümer 39/62)

Sonuç:
İnsan fiilleri de yaratılmıştır.


AKSİYOM 3

İnsan fiilinden sorumludur.

“Kim doğru yolu seçerse kendisi için seçmiş olur; kim saparsa kendi aleyhine sapar.” (İsrâ 17/15)

Sonuç:
Sorumluluk, tercih alanı olduğunu zorunlu kılar.


III. ZORUNLU AYRIM

(EN KRİTİK NOKTA)

AKSİYOM 4

Bilmek, zorlamak değildir.

Kur’an’da Allah’ın bilmesi hiçbir yerde “zorladı” diye ifade edilmez.

“Allah kullara zulmetmez.” (Âl-i İmrân 3/182)

Eğer kader zorlama olsaydı:
– Sorumluluk anlamsız olurdu
– Hesap adaletsiz olurdu

Bu ise ayete aykırıdır.


IV. İNSAN FİİLİ NASIL OLUŞUR?

(ADIM ADIM KUR’AN MANTIĞI)

ADIM 1 – YÖNELİM

İnsan bir yöne niyet eder.

“İnsan için ancak niyet ettiği vardır.” (Necm 53/39)


ADIM 2 – TERCİH

İnsan alternatifler arasında seçim yapar.

“Biz ona iki yolu gösterdik.” (Beled 90/10)


ADIM 3 – YARATMA

Seçilen fiili Allah yaratır.

“Allah sizi de yaptıklarınızı da yaratmıştır.” (Sâffât 37/96)

Bu ayet kilittir:
• Fiil Allah’tan
• Yönelim kuldan


ADIM 4 – SONUÇ VE HESAP

Sonuç kulun tercihine göre yazılır.

“Bugün her nefis kazandığıyla karşılık görür.” (Mü’min 40/17)


V. “ALLAH DİLEMEDİKÇE SİZ DİLEYEMEZSİNİZ” AYETİ

(EN ÇOK KARIŞAN NOKTA)

“Âlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.” (Tekvîr 81/29)

Bu ayet şunu söyler:

• İnsan iradesi bağımsız değil
• Ama iptal de edilmemiş

Yani:
Allah, irade alanını var etmiştir.
O alan içinde insan seçer.

Bu, matematikteki gibi:

Alanı kuran ≠ alan içinde hareket eden


VI. KADER NEDEN ADALETSİZ DEĞİL?

AKSİYOM 5

Allah kimseye gücünün üstünde yük yüklemez.

“Allah hiçbir nefse gücünün yettiğinden fazlasını yüklemez.” (Bakara 2/286)

Sonuç:
İrade alanı = sorumluluk alanı.


AKSİYOM 6

Ceza ve mükâfat tercihle orantılıdır.

“Yaptıklarına karşılık…” (çok sayıda ayet)

Eğer irade olmasaydı:
• Ceza zulüm olurdu
• Mükâfat anlamsız olurdu


VII. MANTIKSAL SONUÇLAR

(AYETLERDEN ZORUNLU ÇIKANLAR)

SONUÇ 1

Kader, bilgi ve yaratma düzeyindedir.


SONUÇ 2

İrade, yönelme ve tercih düzeyindedir.


SONUÇ 3

Fiil Allah’tan, sorumluluk kuldandır.


SONUÇ 4

“Kader beni zorladı” savunması Kur’an’a aykırıdır.

“Onlar: ‘Allah dileseydi biz ortak koşmazdık’ dediler…” (En‘âm 6/148)
Bu mantık Kur’an’da reddedilir.


VIII. TEK FORMÜL (MATEMATİK GİBİ)

İLİM (Allah)
+
İRADE ALANI (Allah’ın verdiği)
+
TERCİH (Kul)
+
YARATMA (Allah)

SORUMLULUK (Kul)


IX. TEK CÜMLELİK KİLİT SONUÇ

1) DUA KADERİ DEĞİŞTİRİR Mİ?

(KUR’AN’A GÖRE MATEMATİK CEVAP)

AKSİYOMLAR

A1 – Allah her şeyi bilir.
“Allah her şeyi bilendir.” (Bakara 2/282)

A2 – Allah dilediğini siler, dilediğini sabit bırakır.
“Allah dilediğini siler, dilediğini sabit bırakır.” (Ra‘d 13/39)

Bu ayet kader tartışmasının merkezidir.


MANTIK

Eğer kader tek katmanlı ve değişmez olsaydı:
– Silme ve sabitlemeden söz edilemezdi.

Demek ki Kur’an’da kader:
Sabit olanlar
Şarta bağlı olanlar
diye ayrılır.


DUANIN YERİ

“Bana dua edin, size cevap vereyim.” (Mü’min 40/60)

Bu ayet şunu zorunlu kılar:
Dua, sonuca etki eden bir fiildir.


ZORUNLU SONUÇ

Dua, Allah’ın bilgisini değiştirmez.
Ama:
Duanın yapılması, kaderin içinde yer alan bir sebep olarak sonucu değiştirir.


FORMÜL

Allah’ın bilgisi (değişmez)
+
Dua (kuldan)
+
Allah’ın cevabı

Yeni sonuç (kader içinde)


KİLİT CÜMLE

Dua kaderi bozmaz;
kaderin içinde sonucu belirleyen bir değişkendir.


2) ALLAH BİLİYORSA NEDEN İMTİHAN VAR?

Bu soru genelde şu hatadan doğar:
Bilmek = görmek zorunda bırakmak sanılır.


AKSİYOMLAR

A1 – Allah bilir.
“Şüphesiz Allah her şeyi bilendir.” (Bakara 2/282)

A2 – İnsan fiilinden sorumludur.
“Kim doğruyu seçerse kendisi için seçmiştir.” (İsrâ 17/15)


ÇELİŞKİ VAR MI?

Eğer Allah’ın bilmesi, insanı zorlasaydı:
– Sorumluluk anlamsız olurdu
– Hesap zulüm olurdu

Ama Kur’an açıkça söyler:

“Allah kullara zulmetmez.” (Âl-i İmrân 3/182)


İMTİHANIN AMACI

Kur’an bunu net söyler:

“Hanginizin daha güzel amel yapacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı.” (Mülk 67/2)

Burada dikkat:
• “Bilmek için” demiyor
• “Ortaya çıkarmak için” diyor


MANTIKSAL ZORUNLULUK

Bilgi → gizli olabilir
Fiil → açığa çıkar

Adalet için fiil görünür olmalıdır.


KİLİT CÜMLE

İmtihan, Allah’ın bilmesi için değil;
kulun kendi tercihinin ortaya çıkması içindir.


3) CÜZ’Î İRADE – KÜLLÎ İRADE

(KUR’AN’DA NASIL KURULUR?)


TANIMLAR

KÜLLÎ İRADE:
Her şeyin varlık alanını kuran ilahi irade.

“Allah dilediğini yapar.” (Hac 22/18)

CÜZ’Î İRADE:
İnsana verilen sınırlı tercih alanı.

“Dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” (Kehf 18/29)


AYETLERİ BİRLİKTE OKUYALIM

“Âlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.” (Tekvîr 81/29)

Bu ayet şunu söyler:
• İnsan diler
• Ama dileme yeteneği Allah’ın dilemesiyle vardır


MATEMATİK BENZETME (AYETSİZ YORUM YOK)

Alanı Allah yaratır
Alan içinde insan hareket eder

Alan yoksa hareket yok
Ama hareketi yapan insan


KUR’AN’IN REDDETTİĞİ MANTIĞI GÖRELİM

“Allah dileseydi biz ortak koşmazdık.” (En‘âm 6/148)

Kur’an bu savunmayı reddeder.

Demek ki:
“Kader beni zorladı” gerekçesi geçersizdir.


FORMÜL

Küllî irade = imkânı kurar
Cüz’î irade = yönü seçer
Yaratma = Allah
Sorumluluk = kul


KİLİT CÜMLE

Küllî irade, cüz’î iradeyi iptal etmez;
cüz’î irade, küllî iradenin içinde anlam kazanır.


TEK SAYFALIK TOPLU ÖZET

• Dua, kaderin içindeki sebeptir
• İmtihan, bilmek için değil adalet içindir
• Kader zemin, irade harekettir
• Fiili Allah yaratır, yönü kul seçer
• “Zorlandım” savunması Kur’an’da reddedilir


O hâlde şimdi bunu tam pratik, günlük hayatta uygulanabilir, Kur’an ölçüsünü bozmadan, ama net karar verebilir hâle getiren bir REHBER olarak çıkarıyorum.
Bu, soyut bir anlatı değil; dur–bak–ayır–hareket et rehberidir.


GÜNLÜK HAYATTA

“BURADA KADER Mİ, İRADE Mİ?” AYIRIM REHBERİ

Bu rehberin tek amacı var:
İnsanı bahaneden kurtarmak, teslimiyeti doğru yere koymak.


1. ALTIN KURAL (BAŞTAN NET)

Sana seçenek sunulmuşsa → irade vardır.
Seçenek hiç yoksa → kader alanıdır.

Bu kural Kur’an’a dayanır:

“Allah kimseye gücünün yettiğinden fazlasını yüklemez.” (Bakara 2/286)


2. ÜÇ ADIMLIK AYRIM METODU

(BU METOD HER DURUMDA ÇALIŞIR)

ADIM 1 – SOR

“Bu durumda benim bir tercihim var mıydı?”

• Evet → irade alanı
• Hayır → kader alanı

Durma. İkinci adıma geç.


ADIM 2 – AYIR

Şunu ayır:

Olay mı değiştirilemez,
yoksa tepkim mi?

• Olay değişmiyorsa → kader
• Tepkim değişiyorsa → irade

Kur’an temeli:
“Allah bir toplumu, onlar kendilerini değiştirmedikçe değiştirmez.” (Ra‘d 13/11)


ADIM 3 – YÜKÜ KALDIR

Sor:

“Bu sonuç benim tercihimin doğal sonucu mu?”

• Evet → sorumluluk sende
• Hayır → teslimiyet gerekir


3. HIZLI AYIRIM TABLOSU

(EN PRATİK KISIM)

DURUMKADERİRADE
Doğduğun aile
Aldığın karar
Başına gelen hastalık
Tedavi olup olmamak
Trafik kazası
Hız yapmak
İşten çıkarılmak
Çalışma disiplini
Birinin sana zulmü
Senin zulmetmen
Kaybetmek
Pes etmek

Bu tabloyu ezberleme; mantığını ezberle.


4. EN ÇOK YAPILAN 5 HATA

(BUNLARI YAPARSAN KARIŞIR)

HATA 1

İrade hatasını kadere yüklemek

“Sinirlendim, kaderim böyle.”

Yanlış.
Sinir geldi → kader
Sinire uymak → irade


HATA 2

Kader alanında suçluluk duymak

“Hasta oldum, demek ben suçluyum.”

Yanlış.
Hastalık → kader
Tedbiri bırakmak → irade


HATA 3

Sonucu değil, tercihi sorgulamak

Kur’an sonucu değil, tercihi yargılar.

“Bugün herkes kazandığıyla karşılık görür.” (Mü’min 40/17)


HATA 4

Dua etmeden teslimiyet sanmak

Teslimiyet pasiflik değildir.

“Bana dua edin, cevap vereyim.” (Mü’min 40/60)


HATA 5

“Zaten yazılıydı” deyip bırakmak

Kur’an bu mantığı reddeder:

“Allah dileseydi biz ortak koşmazdık.” (En‘âm 6/148)


5. 7 SORULUK HIZLI KONTROL LİSTESİ

(CEBİNE KOY)

Bir olay yaşadığında sırayla sor:

  1. Seçeneğim var mıydı?
  2. Bu sonuç tercihimden mi doğdu?
  3. Olay mı sabit, tepkim mi?
  4. Burada tedbir alabilir miydim?
  5. Şimdi neyi değiştirebilirim?
  6. Burası sabır mı, çaba mı ister?
  7. Bu durum beni sorumluluktan mı, bahaneden mi kurtarıyor?

Bu sorular seni istikamette tutar.


6. TEK CÜMLELİK FORMÜL

(BUNU EZBERLE)

Olay kaderdir;
tepki iradedir;
hesap tercihten sorulur.


7. GÜNLÜK HAYATTA 3 ALTIN UYGULAMA

1) Sabır Nerede?

Değiştiremediğin yerde sabır ibadettir.

2) Çaba Nerede?

Değiştirebildiğin yerde çaba farzdır.

3) Dua Nerede?

İki alanın kesiştiği yerde dua vardır.


SON SÖZ (ÇOK NET)

Bu ayrımı yapan:
• Ne tembelleşir
• Ne isyan eder
• Ne de kendini yer

Çünkü bilir ki:
Allah adildir,
kul sorumludur,
hayat hikmetlidir.

Share this content:

Bir yanıt verin