Eğer herkesin bir yönü varsa, hakikat neden yalnızca Hakk’a yönelmiş olanda tecelli eder?

1. Herkesin bir yönü vardır

İnsanın bir “vech”i (yönü) vardır; bu, onun kalbî istikameti, yani neye yöneldiğidir. Kur’an’da “Küllün yecîlû vechahu şatrâ – Herkesin yöneldiği bir yön vardır.” (Bakara 148) buyrulur. Bu yön, kiminde dünyaya, kiminde nefsine, kiminde makama, kiminde Hakk’a doğrudur.
İbn Arabî der ki:

“Hakikat, yöneldiğin şeyde tecelli eder; ama sen yöneldiğin şeyin hakikatini bulamazsın, eğer o Hakk değilse.”

2. Hakikat neden yalnız Hakk’a yönelmiş olanda tecelli eder?

Çünkü “hakikat” dediğimiz şey, Hakk’ın kendisinden başkası değildir. Her varlık, O’nun isimlerinin bir aynasıdır; ama ayna kirliyse, suret bozulur. Kalbin yönü Hakk’a döndüğünde, ayna cilalanır ve tecelli saf olur.
İmam Gazâlî bunu şöyle açıklar:

“Kalp, ayna gibidir; neye yönelirse onun suretini alır. Hakk’a yönelen, Hakk’ın nurunu alır; mahlûka yönelen, o mahlûkun gölgesini görür.”

Yani yönelim, idrakin kalitesini belirler. Hakk’a yönelen, hakikatin kendisini görür; başkasına yönelen, suretleri görür ama hakikate ulaşamaz.

3. Sûfîlerin ifadesiyle

Mevlânâ der ki:

“Kimin gönlü putla doluysa, ibadeti de putadır; kimin gönlü Hak’la doluysa, her nefesi zikirdir.”
Yani yönelişin mahiyeti, amelin mahiyetini belirler. Çünkü hakikat, yalnızca Hakk’ın aynasında görünür; başka her ayna kırık, yamuk veya buğuludur.

4. Özetle

  • Herkesin bir yönü vardır, çünkü herkesin bir sevgilisi vardır.
  • Fakat hakikat yalnız Hakk’a yönelmiş olanda tecelli eder; çünkü hakikat, yalnız Hakk’tır.
  • Diğer yönelişler, hakikatin gölgelerini, yansımalarını gösterir; ama “aynü’l-hak” (hakikatin gözü) yalnız Hakk’a dönük kalpte açılır.

İbn Arabî’nin “El-Hakk lâ yetezellâ illâ li men tecehheze lehû – Hakk, ancak O’na yönelmiş kalpte tecelli eder.” sözünü bu bağlamda okumak gerekir.

Yani yön, hakikatin aynasıdır. Yön Hakk’a ise, kalp O’nu gösterir; değilse, sadece yansımasını.

Share this content:

Bir yanıt verin