Bu hakikati açarsam
Profesör Gibi Açıklama
“Sünnetullah” kavramı, Allah’ın evrene koyduğu değişmez yasaları ifade eder. Bu yasalar fiziksel düzlemde “tabiat kanunları” olarak karşımıza çıkar: yerçekimi, biyolojik döngüler, ölüm ve doğum gibi. Sosyal düzlemde ise toplumların yükseliş ve çöküş kanunlarıdır: adalet varsa huzur olur, zulüm varsa çözülme başlar. Manevî düzlemde de aynı şekilde işler: iman, sabır, ihlas insana yükseliş getirir; kibir ve inkâr ise çöküşe götürür. Kur’an’da “Allah’ın sünnetinde asla bir değişiklik bulamazsın” (Ahzab 62) ifadesi, bu değişmezliği vurgular. Dolayısıyla insan, dünyada kendi tercihlerinin sonuçlarını bu sistemin işleyişi içinde yaşar. Ahirette ise perde kalkar ve insan artık tek başına, kendi fiilleri ile yüzleşir. İşte senin dediğin “Allah’ın sistemiyle yüz yüze kalmak”, bu kaçınılmaz karşılaşmayı anlatır.
Derviş Sohbeti Gibi Anlatım
Evlat… Dünya dediğin şey, uykuda gördüğün rüyadan farklı değil. Bir bakmışsın çocukluk geçmiş, gençlik geçmiş, ömür arkada kalmış. İnsan kendini bir pazar yerinde sanır: alır, satar, eğlenir, üzülür… ama sonunda hepsi dağılır. O vakit yalnız kalırsın. Yalnız kalırsın ama boşlukta değil; Hakk’ın koyduğu nizamla yüz yüze… Buna derler “Sünnetullah.” Nasıl ki bir tohum toprağa düşerse, kendi cinsinden filiz verir; insan da ne ekerse onu biçer. İyilik ektiysen rahmet bulursun, nefsinin azgınlığını ektiysen pişmanlık bulursun. Yoldaşın, malın, şöhretin kalmaz; sadece kalbinin ameli seninle kalır. İşte o vakit insan idrak eder: Dünya bir gölgeymiş, hakikat yalnız Allah’ın düzeniymiş.